
b
Web Stats
Ayrılık Enkaz`a dahil-(1) Herşey sevmekle başlar.Sevgiyle atılır aşk`a doğru ilk adımlar. Aranan kan bulunmuştur; 'Aşk grubu herşey pozitif'tir artık damarlarda dolaşan. Buldum! ..buldum! ..çığlıkları yankılanır yüreklerde.Bilim adamlarının buluş an`ıdır o anda yaşanan heyecanlar. Sen ve ben parçaları birleşip; 'biz'e dönüşmüştür kendiliğinden. Sihirli, yeni bir dünyanın kapısından girmiştir, iki yürek el ele tutuşarak. Real Dünya`dan çıkıp, hayal Dünya`sında yaşamaya başlamıştır sevgililer. Sanki; Aşk hayal,yaşayanlar hayalet olmuştur. Gerçek dünyadaki, çirkin kelimeler yoktur burada; Ölüm,ayrılık,acı,gözyaşı,ihanet v.s... 'Hayallere ve geleceğe dahil edilmeyen tek olasılıktır ayrılık. Attila ilhanın 'Ayrılık sevdaya dahil'şiirine inat yaşanır aşk. Ayaklar yerden kesilmiştir ve Gökyüzünde, gönüller arası hava trafiği kurulmuştur.Kuşlar sevgi taşır iki yürek arasında.Gece olsa bile karanlık asla olmaz; çünkü ay yüreklerin çatısında lamba görevini üstlenmiştir.Uçan halı üstünde verilir; günaydın ve iyi uykular öpücükleri.Gökkuşağı renkleriyle boyanır canevinin duvarları.Beyaz bulutlardan takılır tülleri ve perdeleri.Yıldızlardan kolye yapılır, ak gerdanına takılır Prenses`in. Gökyüzünde korku yoktur, gök gürleyip şimşekler çakarken.Sarılmalar korkudan değil; mutluluk pozları vermek içindir. Bir melek hep hazırda bekler; Aşkın resmini çekmek için. Ve Haydi gülümseyin! .. der flaşı patlarken göğün... ---------------------------------------------------------- Ayrılık Enkaz`a Dahil-(2)Hayal dünyasında yaşarken sevgililer Bir anons sesiyle irkilirler. Dikkat!.. dikkat!.. "Nikah salonu" istikametine gidecek olan "aşk ekspresi"az sonra garımızdan hareket edecektir.Sayın yolcuların, yerlerini almaları, rica olunur!.. Rüzgarı kesilen bir uçurtma gibi bir anda kendilerini yerde bulurlar. ....kısa bir şaşkınlık sonrası; Hayal dünyasından çıkıp,"DÜNYA EVİ" ne girmeye hazırlanırlar. Beyaz atlısını bulan genç kız yıllardır hayalini kurduğu beyaz gelinliğe kavuşmak üzeredir. Aşk ekspresi nikah salonuna gelmiştir. Ve nikah memuru karşısındadırlar İyi günde,kötü günde Hastalıkta ve sağlıkta Varlıkta ve darlıkta Sonsuza dek birlikte Birbirlerine destek olacaklarına Sevgiyi ve saygıyı koruyacaklarına dair söz vererek imzalarını atmışlardır. Aile:Kutsal Müessese; yani kutsal ortaklık! tapusu olan evlilik cüzdanını almışlardır. Ve şimdi, aşk |
Turan Ergun -------------------------------------------------------- Ayrılık Enkaz`a Dahil-(3)Nikah akabinde düğün de yapılmış ve akşam üzeri imam nikahından sonra yeni çiftler başbaşa bırakılmış,büyükler kendi dairelerine geçmişlerdir. Kaynana, gecenin anlam ve önemine uygun, bir "Sylvester Stallone"nin "İLK KAN" film`ini, eşiyle birlikte seyrederken, kahvelerini keyifle yudumlamaktadırlar. Sevgililerin ruhları ve tenleri bir bütün olmuştur artık.ilk kez aynı yastığa baş koymuşlardır.Ertesi gün birlikte uyandıkları ilk sabahları ve yaptıkları ilk kahvaltı olacaktır. Dudağında sıcak bir buse, kulağnda şarkı gibi bir sesle uyanır prens bey; Günaydın Aşkıııım!.. Prenses eşinin ellerinden tutarak kalkmasına yardımcı olur. Geçmişte bu kadar mutlu uyandıkları bir sabah olmamıştı, kimbilir gelecekte de belki olmayacaktır!.. Aradan bir yıl geçmeden aileye üçüncü,peşinden dördüncü birey katılmıştır. Aşkın meyveleri aileye yeni bir bağ yeni bir mutluluk getirmiştir.Tabi ki beraberinde zorluklarıda... Önceleri hastalık bir iken şimdi dört olmuştur.Biri hastalansa dört kişi üzülecektir. Bu arada kaynana da değişmiştir.sürekli içişlerine müdahale edecektir. Yeni bir daire alma hesaplanır hangi parayla? Aşkın gücü var ya elbette elele verip çalışarak bu ihtiyaçta giderilir zamanla... Şimdi aileye araba şart değil,farz olmuştur. dörtkişi balık istifi otobüslerde nasıl gidilir ki? Yoğun bir tempoda çalışmaya başlayacaktır evin Reisprensi. Derken... Aradan yediyıl su gibi akıp gitmiş, çocuklar okula başlamışlardır. Aşk yüreklerin köşesinde, ilgisizlikten; öksüz bir çocuk gibi, boynunu bükmüş, başını okşayacak birilerini beklemektedir... Zavallı aşk!.. --------------------------------------------------------------------------- Ayrılık Enkaz`a Dahil-(4)Kendi işyerini işleterek, evinin geçimini sağlayan prens`in geliri giderlerini kılpayı karşılamaktadır.Akşamları esnaf arkadaşlarıyla takılmaya başlamış birkaç kadeh atarak gerilen sinirlerini gevşetmeye çalışırmaktadır.Artık eve rötarlı gitmeye başlamıştır. Daha önceleri kapıda kaşılayıp boynuna atlayan prenses;"Yine içmişsin,leş gibi kokuyorsun" tepkisiyle karşılamaktadır.Birkaç yıl sonra içkiyi tamamen bırakan prens işini düzene sokmaya ne kadar uğraşsa da toptancı borçları epeyce birikmiştir. Dükkan camına "devren kiralık"yazısını asmıştır. bir süre sonra satıp, eline geçen paranın, yarısıyla borçlarını kapatıp kalan yarısını da işsiz günlerinde harcayıp bir kargo şirketinde işe girecektir.Kendinden ağır kolileri kaldırıp indirmek hem bedenen hem de ruhen yıpratmaktadır.Mecburen çalışacaktır çünkü evde yemek bekleyen üç kişi daha vardır. Hiç beklemediği bir anda, hayat tuzağını kurmuş ve karşısına bir "AFET"çıkarmıştır.Bu afet hayatını felç edecektir.Akla hayale gelmeyecek dolaplarla kendine aşık edecektir.Daha sonra da ortadan buharlaşıp kaybolacaktır.Buna çok içerleyen prens,bir akşam körkütük sarhoş olacak ve sadece onun numarasını bildiği ikinci telefon sim kartını prenses bulacaktır. Telefonda kıyıpta silemediği aşk mesajları vardır. Aşk çoktan sessizce çekip gitmişti şimdiyse kalan sevgi ve saygı da tarihe karışmıştır. Artık prens ve prenses; "Aynı çatı altında, iki ayrı odayı aydınlatan, iki ayrı lamba"olmuşlardır. Habersiz gelen bu şiddetli deprem aileyi yerle bir etmiştir. Yürekler enkaz altında kalmıştır.Ruhlar can çekişmektedir.Herkes öncelikle kendi yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Bu yaralar hiç kapanmayacak,kapansa bile izleri asla kaybolmayacaktır. ------------------------------------------------------------ Ayrılık Enkaz`a Dahil-(5)Neden Aşklar ilk günkü tazeliğini, ilerki yıllarda koruyamaz? Neden eskiden sımsıkı saran kolların, zoraki sarılmalara başladIğı farkedilmez? Neden artçı depremlerde duvar ve kolonlarda açılan belli belirsiz çatlaklar önemsenip tamir edilmez? Neden günde beş saat televizyona zaman ayrılır da bir saat sohbete ayrılmaz? Neden her gece okeye bir kaç saat ayrılır da kitap okumaya ayrılmaz? Neden spora başlamak için vücut hatlarının yağ bağlaması beklenir? Neden hitap şekilleri ricadan emire dönüşür? Neden hep sorunlar konuşulur da çözümler konuşulmaz? Neden monotonlaşan hayatı renklendirecek formüller aranmaz? Oysa;"Küçük alametler büyük felaketlerin habercisidir"... Prens ve prenses ,küçük ayrıntıları gözardı edip, hep evliliğin eskimişliğine yorumlamışlardı belkide? Bundan böyle, tüm çözüm yolları çıkmaza giren, karanlık bir labirentin içinde, çözüm arayacaklardır. Enkazı kaldıracak tek çare kalmıştır;"AYRILIK"... Şimdi en büyük problem çocuklardır.Onların psikolojisi ne olacaktır?Artık onların büyümeleri ve okullarını bitirmeleri beklenecektir. Daha sonra ,herkes kendine, ayrı bir hayat kuracaktır. Ellerinde; "sihirli asa`larıyla"... TURAN ERGÜN |
3/8/2008 | Kategori:
Ask Denemeleri
|
Yorum (
yok
)
Yorum yaz!
Baglanti