
b
Web Stats
Bir tanem dedim ama kızmamışsındır umarım…
Bu son mektup beLki de sana yazacağım
Sonbahar akşamı, kor bir ışkla pencerenin önündeyim
Yağmur yağıyor dışarıda
Biliyorsun severim yağmur sesini
HeLe o sararmış ğüz yaprakLarını
Ben gibi aynı…
ßuğulanmış cama ismimizi yazdım yan yana
İçim yandı yine, yoksun çünkü yanımda
Niye ayrıLdık niye bıraktın ki beni
Yok, yok sen Layık değiLsin seviLmeye!
Layık oLsaydın bu kaLp senin için çok şey yaptı
Onu görürdün en azından, bırakmazdın eLimi
Duydum ki sadece ismim kaLmış sende
Neden? YaLan mıydı beni sevdiğin ?
GüLüyorum ama içim kan ağLıyor !
Neyse…
Dün doktor’a qittim
HastaLiğim git gide ilerLemişti
Bana güzeL şeyLer söyLediLer inan çok sevindim
2 ay kaLmış ömrüm
Dayan diyorum az kaLdı şafağa gönLüm!
İpLe çekiyorum biLiyor musun?
Nerden biLeceksin ki!
Çünkü sen sevemezsin
Sevenin haLinden anLayamazsın!
Eğer mektup eLine geçerse ve pişman oLup geri dönersen
Gel evet geL ! Hiç durma
Bedenime faydan dokunmadı, bari geL de ‘’RUHUMA FAYDAN OLSUN’’!
Dua et ruhum için ve bir avuç toprak da sen at üstüme!
Çünkü bu mektubu ben 2 ay önce yazmış oLacaqım…
Sakın ama sakın ağLama
Beni kandırdığın gibi o güzel gözLerini kandırma!
17/11/2009 | Kategori:
Ask Siirleri_populer_
|
Yorum (
1
)
Yorum yaz!
Baglanti
yokluğun, bir iç savaştır yüreğimde sevgilim../..geri çekildim seni beklemeye gidiyorum ayrılık değil ki bu bir uzun hava çalınacak../..son bulacak hicran makamında kadehler vurulacak özlem geceleri kapımıza dayanacak sevgilim../..susturma bizi sürç-ü lisan olmasın bu aşk avuçlarımda çocukluğumdan kalma dualar var, gel buyur nasiplen yarim…ninemin telli dolabı gibidir yüreğim, soğutmaz içindekileri…itiraf ediyorum, kayıp bir kent gibiydi sevdam..sen dokundun, çekildi sular, göründü bir zamanlar sobasında odun yanan kapılar…korkma, yaklaş..tenimin tenine diyeceği var… uğurladım eski sevdalarımı../..gözlerine ilk baktığım an çarmıha gerdiğim özlemlerimi azat ettim huzur kazandım müzayededen ikimiz için bol köpüklü bir kahve taşıdım bakışlarımla sana yüreğimi istedin../..verdim şimdi desem ki bahar şimdi desen ki yol var beklemek bir köpek gibi yapışsa da paçalarıma, sevgilim../…ikimize yetecek kadar sabrım var şarkıların resmini çizebilir misin..?..bana yüreğindeki ritimleri gönder..nasıl?…hayır, izlemedim bu filmi, sahne tanıdık ama…biz mi oynuyoruz..?..bu yüzden bitsin istemiyorum demek ki..daha önce seslendirdiğimiz aşklar nerede peki..?..suflörü sen miydin yüreğimdeki sesin..?…sevgilim, hadi gel mısır patlattım, bizi izleyelim…. çığlığımı tut../..yere düşmesin dar gelirli zamanların açlığını doyurmamız lazım bu hayat bildiğin gibi değil../..diyemem biliyorsun../..bana da öğret aşkım korkularımı bir caminin avlusuna bıraktım acılarım ahşap bir bina../..bir kibrit çakılsa tutuşacak sevgilim../..sesimi sesinle uyut bu yekpare gülüşler o zaman can bulacak denizi hiç böyle mavi görmemiştim..pardon, baktığım gözlerin mi…?..gülme, boğulmayacağım, dalgalarında yüzebilirim..bu ekmek kavgasında durduk bir de sevdalandık…tabi ki pişman değilim, olamam.. düşler../..yalnızlığın tangosu sen gelene kadar../..sahnede dansım kalsın sevgilim../..geceyi düşlere boya ama tuvalde bir öpüş kalsın…
sevgi bir eylemse, ben eyleme geçtim…elimde pankartım, sana yürüyorum..
17/11/2009 | Kategori:
Ask Siirleri_populer_
|
Yorum (
yok
)
Yorum yaz!
Baglanti
Öpüşerek Geçelim Bu Akşam Uçurumdan Gün dönüyor Nihan!gün dönüyor tepeye dikilmiş güneş düşündürüyor Bir zamanı paylaştık soluk soluğa ya şimdi her şey karlı bir cam ardında Tut tutabilirsen daha dün yaşadıklarını çağır getirebilirsen seni terk eden soluğunu Gün dönüyor Nihan! gün dönüyor mekânı yüklenmiş zaman bizi de götürüyor Çiçek büyütmüyorum artık kuş beslemiyorum toprak kokusuna yollar gün eğimine bir iz daha bırakıyorum bir iz daha dizlerimle Gün dönüyor Nihan! gün dönüyor yakıp geçen günlerden teselli bir şelâle saçların süzülüyor Gezgin bir siluet gibi düzensiz yüzüyor bulutlar tekler yönsüz yürüyor Kimse ne kimseyi kurtarabildi ne geçmişi kim bilir belki de aşk değildi bu cemresiz toprağın tükenişiydi Alışkanlıklarımı kaldırıyorum ağır ağır anıların rafına anılar... Nihan! anılar... hâlâ ellerinin sıcaklığında Bir kör kurşundur bazen alıp götüren bir kör kurşun gibi söz bir ömrü mezada veren O doğru bakış bir beklenti şimdi bir beklenti baharın ve düşlerin onikisinden Belki de budur aşk Nihan! aşk budur zahir vurulurken sevgilinin saçlarını okşayan Niobe'nin Kızları da taş olmuş diyorlar Ana Tanrıça da duydun mu Nihan! bir hüzün gibi duruyormuş elleri hasretmiş okşanmaya Yapma öyle Nihan! çekip durma canımdan seni senden kurtarmayı neden düşleyeyim ki Sen kendin çık Nihan! sadece kendinle çık dilek şartlarda yaşamaktan gel şimdiki zamana yoku yaşamasın an öpüşerek geçelim bu akşam uçurumdan Kum Edebiyat - Kültür - Sanat Dergisi | ||||||||||||
Ali Rıza Kars ----------------------------------------------------------------
|
1/10/2008 | Kategori:
Ask Siirleri_populer_
|
Yorum (
yok
)
Yorum yaz!
Baglanti