SU GİBİ


-------------------------------------------------------------------

Su Gibi

Yıllarca dokunmasam ipek tenine,
Toz kondurmam saçının bir teline,
Bin kovan balı değişmem tatlı diline,
Neden bu sevgimi hiç görmüyorsun

Cennet ırmaklarının kokusu gibi,
Damarımdan akıyorsun yanan su gibi,
Aşkın başka tarifi yok inan bu gibi,
Yüreğimde yangınsın hiç sönmüyorsun

Gönlüm bir ahiret yolcusu gibi,
Ömrüm geçip gidiyor akan su gibi,
Sanki, yer altından çıkan su gibi,
Gözlerimde damlasın hiç dinmiyorsun

Dilimde adın yağmur duası gibi,
İhtiyacım var sana hava su gibi,
Öksüz kalmış bir kuş yavrusu gibi,
Gönlümdeki daldasın hiç inmiyorsun

Yağmur yağmayınca nehirler dolmaz,
Kalem yazmayınca şiirler olmaz,
Su içerse ancak çiçekler solmaz,
Bana bir damlanı içirmiyorsun

Büyük aşklar böyle zahmetli olur,
Aşkından ölsem adım rahmetli olur,
Neden çok seven az kıymetli olur,
Maalesef değerimi hiç bilmiyorsun

TURAN ERGÜN


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

6/12/2008 | Kategori: HECE ŞİİRLER | Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Baglanti

GÜLLERİ NE YAPAYIM

Masumiyet örneği, güzellik abidesi
Tatlıların tatlısı, şekerler akidesi
Ey çiçekler güzeli, gönlümün orkidesi
Senin gibi kokmayan gülleri ne yapayım

Zamanın dallarından yapraklar dökülürse
Sensiz hayat bağımın ipleri sökülürse
Sana bağlı kökümden cansuyum çekilirse
Çürüyüp çöpe giden günleri ne yapayım

Yıldızları verseler değer vermem kum kadar
Geceleri dolunay ışık vermez mum kadar
Düşüncemi söyledim artık sende son karar
Yanında sönük kalan külleri ne yapayım

Bütünüm olmasanda benim diğer yarımsın
Bedenim olmasanda Nefes alan yanımsın
Benim alev rüzgarım aşk üfleyen fanımsın
Baharda kar savuran yelleri ne yapayım

Solusam nefesimden ıslık çalsam sesimden
Ben fotoğraf çektirsem sen çıkarsın resimden
Ağrı girsen başıma saç çıkarsın ensemden
Sevilip okşanmayan telleri ne yapayım

Tahmin bile edemezsin bizi neler bekliyor
Can altımda kazılmamış hazineler bekliyor
Şimdi seni çok önemli vazifeler bekliyor
Kadir kıymet bilmeyen kulları ne yapayım

                    TURAN ERGÜN


30/11/2008 | Kategori: HECE ŞİİRLER | Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Baglanti

- Çâre Sevdiğim -



Susuz dallarıma bir kibrit çakıp
Yaktın yüreğimde çıra sevdiğim
Sensiz asla derken yolda bırakıp
Açtın sinem üzre yara sevdiğim.

Gece düşlerime kâbus ekerek
Halime alaycı gözle bakarak
Bütün hayalleri kırıp dökerek
Sevdamı düşürdün dara sevdiğim.

Kurşun sözlerinle sinem haşlayıp
Habersiz selamsız sanki yok sayıp
Haksız yeminlerle günah işleyip
Sevabın buladın kire sevdiğim.

Ben vicdan azabı çekerken bile
Durmadan şikâyet getirdin dile
Ettiğin zulmeti dön de sor hele
Gönlümdeki âh-u zâra sevdiğim.

Ruhun meylederken sırçalı köşke
Sorup dinleseydin demezdin keşke
Şu fani devranda sevgiden başka
Yoktur bu derdime çâre sevdiğim.

Uzandığım elin benden kaçtıkça
Hasretin bağrımda yara açtıkça
Vuslat hayallerim tek tek uçtukça
Son umudum girdi zora sevdiğim.

Gözlerim görmezken semâda ayı
Çekmiyor bedenim gamla tasayı
Yalan dolanlarla bir ömür boyu
Dolmadı verdiğin süre sevdiğim.

Kadere bin türlü sitem ederim
Bedbaht hallerimle kime ne derim?
Ağlaya ağlaya her gün giderim
İlk buse aldığım yere sevdiğim.

Gençliğim kahrımla yanıp tutuşur
Bülbül bile hazin hazin ötüşür
Sızlayan bu ruhum nasıl yatışır?
Dayanmaz yüreğim kora sevdiğim.

Aşkta sabır sebat bu kadar zorsa
Eller ne demez ki yaptığın görse
Eğer sende biraz hatırım varsa
Hiç olmazsa bir gün ara sevdiğim.

Sadakatta derin sırrı bilmezsen
Ters döner talihin dua almazsan
Ardım sıra gurbet ele gelmezsen
Bulamazsın sora sora sevdiğim.

Kalsaydın yormazdı Burhan’ı nazın
Sensiz ne hükmü var baharla yazın?
Gurubu kaplarken bir titrek hüzün
Âhir ömrüm döndü nâra sevdiğim.

(08.06.2008)

Burhanettin Akdağ


29/11/2008 | Kategori: HECE ŞİİRLER | Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Baglanti

**KİRPİĞİMİN BAŞUCU! .**.


Bana düşen günahın en olmaz en ağırı;
Bir damlada can verip taammüden aklanır…
Yaraların dilsizi sızıların sağırı;
Yıllar var kirpiğimin başucunda saklanır…

Sen paydaydın yürekte bana kaldı kesirler;
Harami gözlerinde ses etmedi esirler;
Seni bana anlattı hep vezinsiz nesirler;
Yıllar var kirpiğimin başucunda saklanır…

Hangi vakit son bulur sonu gelmez talanın;
Cenazesi vardı dün kalbimdeki kalanın;
Saltanatı son buldu yıllar süren yalanın;
Yıllar var kirpiğimin başucunda saklanır…

Her kula nasip olmaz çekilen bunca çile;
Bülbül figan etmezse feryadı gelmez dile;
Senden kalan her miras inan ki bile bile;
Yıllar var kirpiğimin başucunda saklanır…

Sakın kimse girmesin sevdam ile arama;
Haydi, son kez diyorum helallik ver harama;
Dinlediğim şarkılar tuz bassa da yarama;
Yıllar var kirpiğimin başucunda saklanır…

Ali ALTINLI – 25/08/2008
Saat: 21:08


26/11/2008 | Kategori: HECE ŞİİRLER | Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Baglanti

Yokluğuna Alıştım! ..


Binbir türlü yalanlar yakışmıyor diline;
Çok özledim diyorsun inanmaya çalıştım….
Bende erken açıyor neden hicran çiçeği;
Gelme artık istemem yokluğuna alıştım…

Kırılan kadehlerin sararken yarasını;
Kalbim telaş içinde bekliyor sırasını;
Çok açtın be güzelim hasretin arasını;
Gelme artık istemem yokluğuna alıştım…

Sende kalan mektuplar can verirken közlere;
Her şarkıda her sazda küsüyordum sözlere;
Tebessümü çok gördün sana bakan gözlere;
Gelme artık istemem yokluğuna alıştım…

Yolda görsen tanıma selamın eksik olsun;
Nasılsın ne var diyen kelamın eksik olsun;
Hoşcakal diyebilen kalemin eksik olsun;
Gelme artık istemem yokluğuna alıştım…

Muradına erdiysen yakamı bırak artık;
Keyfe-keder dertlerim ustaydı çırak artık
Bir zamanlar gül açan vahalar kurak artık;
Gelme artık istemem yokluğuna alıştım…

Ali ALTINLI – 18/11/2008
Saat: 00:26


18/11/2008 | Kategori: HECE ŞİİRLER | Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/80|Sonraki Sayfa>>

Bağlantılar

<