RIZA POLAT AKKOYUNLU-ŞİİRLERİ

Bende Kalan Mektuplar 4

Bu gece yılbaşı,
Başkente kar yağıyor, nokta noktam,
Başkente kar.
Ve tütüyor gözlerimde,
Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar..
Başkente kar yağıyor,
Başkente kar...
Bu gece yılbaşı,
Bilirsin ki nokta noktam,
Yılbaşlarında hesaplanır
Çoğu zaman,
İnsanların yaşı! .
Bu gece yılbaşı.
Tokmaklarında yirmi dört hece,
Eğilip üstüme sessizce,
Şehrin kule saati
Bilirimsin nokta noktam,
Bilirmisin ne dedi:
<<Şair! Kutlu olsun, yaş otuz yedi...>>
Ve bir el, saçlarından tutarak kalbimi,
Sana kadar sürükledi...
Bu gece yılbaşı,
Başkent ayakta,
Çalınan Tuna Dalgalar dır komşu plakta.
Nede kıvrak bu vals havası...
Başladı gönlümün yine,
On yıl evvelki kanaması.
Ne günlerdi o günler, cancağızım,
Ne günler..
Sen on yedisinde,
Sevgilerin sisinde
Başı duman duman bir kız.
Ben,
Yirmi dört üstünde,
Gönlü her güzelle nişanlı,
Öylesine bir şair,
Öylesine bir delikanlı.
Ne de çabuk geçti zaman,
Hey gidi dünya hey...
Bu gece yılbaşı,
Dışarıda kar yağıyor,
Dışarıda kar.
Ve tütüyor gözlerimde,
Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar:
Köşede bir kırlent,
Kırlentte bir resim,
Resimde bir mevsim
Bartın'da bahar..
Elimle yapmışım:
Asma köprüsünde kocanaz deresi.
Sağda lise,
Solda,
<<Çakırbeyler>> in elma bahçesi
Derede bir kayık,
Kürekde sen,
Dümende ben,
Hava berrak,
Hava temiz,
Ve sularda sarmaşan gölgemiz..
Bu gece yılbaşı,
Başkent ayakta.
Çalınan (Tuna Dalgaları) değildir artık
Komşu pikapta.
Gönlüm bu diyardan çok çok uzakta...
Dışarıda kar yağıyor,
Dışarıda kar
Ve tütüyor gözlerimde,
Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar
 

Rıza Polat Akkoyunlu

---------------------------------------------

 

Bende Kalan Mektuplar 2

Bende Kalan Mektuplar 2

Bahar başladı, nokta noktam,
Ankara'da bahar...
Veriminde toprak ana,
Aylar var ki sana,
Tek satır yazamadım.
Oysaki, şimdi mevsim bahar,
Ötüşlerde adın,
Kokuşlarda tadın
Var.
Artık yazmalıyım...
Takvime baktım bu sabah,
Ayrılalı, beş ay olmuş,
Düşün ki nokta noktam.
Beş ay denilen nesne tam,
Yüz elli gün eder..
Bunca uzun bir ayrılıksa,
İnsanı her şeye küskün eder...
İnan bana nokta noktam,
İnan bana...
Dargınlığım herkese,
Ve tek hasretim sana.
Düşünüyorum,
Hava keskin kokularla dolu,
Düşünüyorum,
<< Aşıklar pazarı >> na çıkan yolu
Düşünüyorum,
Bu yolun sağında yükselen,
Her geçişte penceresinden,
Tebessümler gelen,
Bahçesinde iri
Kayısı gülleri
Açan evi...
Düşünüyorum,
Bir türlü gelmiyor,
Düşüncelerin ardı:
Ablan yanımda çorapsız gezer,
Baş örtüsüz annen,
Benden,
Kaçardı! ..
Düşünüyorum:
Bu mevsimde baban,
Bir yerine iki şişe içerdi.
Miyoplaşınca gözleri,
<< Şair! iç be oğlum,
Bahar dişidir, doğurur... >> derdi.
Bahar başladı nokta noktam,
Ankara'da bahar,
Gönül ufkumda yağmur bulutları;
Cennet olsa da artık,
Sevmiyorum, sevemiyorum,
Sensiz baharı...
 

Rıza Polat Akkoyunlu

--------------------------------------------------

 

Bende Kalan Mektuplar 1

Dün bir dosttan
Uzun bir mektup aldım.
Beni anlatmış sana,
Ve sen ona,
<< Unuttum artık onu! >> demişsin.
Hem bu sözü gülerek
Medar-ı iftiharla söylemişsin
Unutamazsın!
Nokta noktam
Unutamazsın!
Çünkü inan,
Unutmak için,
Önce unutulmak gerek,
Oysaki sen,
Hala bende esen,
Eski kavak yelisin.
Unutamazsın..
Kan değil, tüküremezsin,
Ruj değil,
Silemezsin,
Dişi dudaklarına, dişlerimle yazdığım,
Dört heceli adı..
Unutamazsın..
Seninle biz,
Hala bir kabukta,
İki badem içi gibiyiz.
Baharsın,
Kokacaksın..
Güneşsin yakacaksın,
Sabah yatağım kadar rüya dolu.
Sabah yatağım kadar sıcaksın..
Unutamam,
Unutamazsın
Şimdilik bu kadar..
Öbür mektuba,
Daha diyeceklerim var.
Gücenme sakın,
Darılma bana,
Ankara günlerinin bem beyaz ufkundan,
Binlerce selam
Sana...
 

Rıza Polat Akkoyunlu

-----------------------------------------------------

Bende Kalan Mektuplar

Sen ey
Yirmi dört baharımın en güzel süsü
Sen ey
Mutlu günlerimin mutlu türküsü
Sen ey
İlk yaz akşamları kadar güzel çocuk
Sen ey
Altın gözlerinin hisli dünyasında
Ölümsüz bir yolculuk yaratan
Sen ey
Çıplak bir hançer gibi boylu boyunca
Gönlümde yatan
Sen ey
Her şeyim olan herşey:
Son mektubunda
Söz verdin, tut diyorsun
Unuttum, unut diyorsun...
Unutmak mı?
Ne mümkün seni unutmak...
Güneş tekrar doğmayı unutabilirmi hiç?
Gönül ferman dinler söz tutabilirmi hiç?
Sen ey
Yirmidört baharımın en güzel süsü,
Sen ey
Mutlu günlerimin mutlu türküsü,
Sen ey
Her şeyim olan her şey....
 

Rıza Polat Akkoyunlu

----------------------------------------------------

Başkentte Koltuk Meyhaneleri

İşte böyle Salih
İşte böyle kardeşim
Akşamları olmaya görsün bir kez
Buğusu üstünde bir somun gibi
Gözümde tütmeye başlar
Bu dertli kentin en dertli yeriş
Koltuk meyhaneleri
Alışılmış bir düzendir bu, bozulmaz
Boşsa cebim
Daktilo kızlardan borç alıp'Derdalan' parasını
Herkesten önceben düşerim o yere
Oyerdeki köşeme
Yumulurum şişeme

Daha ilk kadehte bir sökündür başlar
Her günkü arkadaşlar
İşe küskün cebe dargın boy verirler şöyle bir bir
Dene en başta Mehmet İspir
Arkasından zavrak İsmail'le postacı Nedim
Derken efendim
Gözlerinde gülüşlerin en tatlısı
Koltuğunda ney
Hey gidi dünya hey
Bu herkesin bildiği eski spiker Doğan Ülker

Bu yerlerde çürüttük Salih bu yerlerde
O güzelim gençliğin neyse bütün varını
Düşünmedim yarını
Düşünmedim karların böyle birden bire bastırıp
Birden bire yağacağını
Ve bu yerlerin bizi alın terimizi
Sağmal bir inek gibi sağacağını
Düşünmedim kardeşim, düşünmedim
Savrulan yapraklarıyla geliverdi güz
Çatladı nar örtük bütün kapılar

Dün yine aybaşı idi, olmaz olsun
Delik geniş yama dar
Gözlerimin önünden geçti bir bir
Asık suratlı alacaklılar
Uğrayamadım semtine kasapla manavın
Geçemedim dükkanı önünden bakkal Mustafa'nın
Suçlu bir insanmışım gibi gittim işime
Biliyorum Salih biliyorum
Küfretmişlerdir yine gelmişime geçmişime
Ne dersin ne söylersin
Bu ay da veremedim ev kirasını
Ve bu sabah tutuşturup bir kaç kuruşla yol parasını
'Seni annen istiyormuş' dedim
El kızını sepetledim

Ben böyle olacak adam mıydım
Böyle olacak adam mı Salih
Ama neyleyim elimden tutmadı talih
İçsem şaraptan
İçmesem ıstıraptan
Sarhoşum Salih sarhoş
 

Rıza Polat Akkoyunlu

--------------------------------------------------

 

Anneme

Otuzbeş yıl ardından
Yüzüme gülen anne
Sırrını söyler misin
Bu değişen bende ne?

Keder eli yakama
Yapışmış bırakmıyor!
Gün bildiğim gün ama,
Isıtmıyor, yakmıyor

Renkler mi başkalaştı,
Gördüklerim rüya mı?
Söyle, kimler paylaştı
Masaldaki dünyamı? ...
 

Rıza Polat Akkoyunlu

------------------------------------------

Kızım Benim

Kızım benim!
Acısı tatlılardan tatlı, sızım benim...
İnan bana!
Sana güzel, cici, yavru meleğim
Daha ne demeli bilmiyorum.
Oysa ki ben, seni senden daha çok seviyorum.
Kısmet olur da bir gün kavuşursa birbirine
Aynı dine iman eden yüreklerimiz
Anlarsın bunu, anarsın.
Cici, benim dudakları,
hayalinden daha körpe kızım.
İçlenme!
Evli olsam da yalnızım...
Ben, anamdan böyle doğmuşum
Aynı menbaadan içmekle kanmıyor dudaklarım.
A benim güzel kuşum...
Bekleyeceğim seni
Girsem bile yüz yaşıma.
Fırtınalı bir gökyüzü olan başıma
Gelip, konacağın güne dek.
Ve... Şayet,
Daha önce çatlarsa sabır taşım
Lacivert bir gece,
Ay, sarhoş olup suya düşünce
Altın yaprakların uçuştuğu bir cenup güzü
Eşelenmiş bir mangal gibi
Pırıl pırılken gökyüzü
Çalarım kapını.
Açmazsan, benimle birlikte kaçmazsan
Çekilen hançerimin boş kalacaktır kını.
Ama sen, arkası al fistanlı
Dağıstanlı bir çerkez kızı gibi
uyar da bana
Atlarsan atıma
Mesele yok.
O dem, bir tanem
Baş koyup dizlerine
Seni davet ederim bir yasak cennetinin
Engin denizlerine...
Uyarak ak köpüklü martıların
deniz çığlıklı sürülerine
açılırız bir tanem,
Bilinmez iklimlerin görünmez sahillerine.
Orada sen,
Her ne istersen bulursun.
Mesela;
Dalında narı
Balında arı,
Körpe dudaklarında
Tadılmamış günahların tadı
Ve sonra
Rıza Polat'ı.
 

Rıza Polat Akkoyunlu

----------------------------------------

 

Nüveyrem

Uslu dur Nüveyrem çıldırtma beni
Ben artık bildiğin o eski ben değilim.
Bir başka yağmurla ıslak mendilim.
Kapa pancurları ört pencereni
Uslu dur Nüveyre'm çıldırtma beni.

Neyleyim gözlerin hala yeşilse
Ve hala saçların altın sarısı...
Gel gör ki tükendi ömrün yarısı.
Bilmiyor acımı Nüveyre'm bilmiyor kimse
Neyleyim gözlerin hala yeşilse...
 

Rıza Polat Akkoyunlu

-----------------------------------------------

Beni An

Son güllere baktıkça deşilsin eski yaran,
Eylül bahçelerinden her geçişte beni an.
Yüklü dallar altında meyvalarla oyalan,
Eylül bahçelerinden her geçişte beni an.

Sisli güz sabahları estikçe serin serin,
Seyre dal gözlerimi dalında mürdümlerin..
Sararan mevsim gibi ah edip derin derin
Eylül bahçelerinden her geçişte beni an! .
 

Rıza Polat Akkoyunlu


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Baglanti

<<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>

Yorum yaz! : Arkadasina Gonder!
0yorum yazilmistir

    Bağlantılar

    <